saçlarım uzadı yine.
biraz korkuyorum, tekrar uzun saçlı olmaktan.
mutlu başlayan ama hüsranla biten anılara şahit olan bukleli saçlarım vardı.
11 Aralık 2015 Cuma
10 Aralık 2015 Perşembe
NERDESİNİZ
nerede o eski yazı yazanlar?
dostlarım?
yorumlarını dört gözle beklediğim o onlarca sanal dostum nereye kayboldu?
hiçbirinin gerçek kimliğini bilmezken ve artık blogları "böyle bir blog bulunamadı" olmuşken,nasıl bulurum onları?
dostlarım?
yorumlarını dört gözle beklediğim o onlarca sanal dostum nereye kayboldu?
hiçbirinin gerçek kimliğini bilmezken ve artık blogları "böyle bir blog bulunamadı" olmuşken,nasıl bulurum onları?
9 Aralık 2015 Çarşamba
ev.
hayalimdeki odada oturuyor, ciddi işler yapmayı istiyorum. Ciddi bakışlar atmak istiyorum duvarlarıma. ( o saydam, o bir kaç fotoğraf yapıştırdığım ha bir de eskiciden beş liraya bulduğum çerçeveyi astığım duvarlara), ama olmuyor.
Çok saygıdeğer biriymişim gibi davranmak, ödünç aldığım çimen yeşili daktiloda çatır çatır bir şeyler yazmak istiyorum, tabi bu sırada son paramı verip aldığım kasetçalarda dört yıl önce sırf kapağını beğendiğim için alıp dört yıldır dinlemeyi beklediğim jazz albümü çalıyor olacak (yellowjackets) ve ben bir şeyler üreteceğim.
sonra ikinci elden aldığım, (bir kız fransa'ya taşındığı için sattığı) ikea yatağıma uzanacak (çaprazlama, çünkü iki kişilik) okurum diye aldığım ama aylardır masamın üzerinde dekor olarak duran fanzinleri elimde bir kadeh roze şarap ile karıştıracak, yanımda uyuyor olan kedime arada göz atacak, mırlayışıyla gecenin sessizliğinin bölünüşünü dinleyeceğim (arada da camımdan karşı dairelerdeki insanları gözetleyecek ve arkasında uzanan denize uzun uzun bakacağım)
Güneşin en parlak olduğu ve beyazlaştığı anda, denizin üstü gümüş rengine büründüğünde, uzaktaki vapur iskelesinden Karaköy için son çağrıları dinleyecek, saat on bir civarlarında yokuşumdan geçen "abi, simit isteyen var mı? SİMİT SİMİT SİMİİİİT" diye bağıran tiz sesli irite edici abime mecburiyetten katlanacağım.
Belki de, tekrar yaz geldiğinde, sokaktan geçen akordeon çalan abimle yanında para toplayan genç körpe kızı tekrar izlerim fransız balkonumdan.
Çok saygıdeğer biriymişim gibi davranmak, ödünç aldığım çimen yeşili daktiloda çatır çatır bir şeyler yazmak istiyorum, tabi bu sırada son paramı verip aldığım kasetçalarda dört yıl önce sırf kapağını beğendiğim için alıp dört yıldır dinlemeyi beklediğim jazz albümü çalıyor olacak (yellowjackets) ve ben bir şeyler üreteceğim.
sonra ikinci elden aldığım, (bir kız fransa'ya taşındığı için sattığı) ikea yatağıma uzanacak (çaprazlama, çünkü iki kişilik) okurum diye aldığım ama aylardır masamın üzerinde dekor olarak duran fanzinleri elimde bir kadeh roze şarap ile karıştıracak, yanımda uyuyor olan kedime arada göz atacak, mırlayışıyla gecenin sessizliğinin bölünüşünü dinleyeceğim (arada da camımdan karşı dairelerdeki insanları gözetleyecek ve arkasında uzanan denize uzun uzun bakacağım)
Güneşin en parlak olduğu ve beyazlaştığı anda, denizin üstü gümüş rengine büründüğünde, uzaktaki vapur iskelesinden Karaköy için son çağrıları dinleyecek, saat on bir civarlarında yokuşumdan geçen "abi, simit isteyen var mı? SİMİT SİMİT SİMİİİİT" diye bağıran tiz sesli irite edici abime mecburiyetten katlanacağım.
Belki de, tekrar yaz geldiğinde, sokaktan geçen akordeon çalan abimle yanında para toplayan genç körpe kızı tekrar izlerim fransız balkonumdan.
KITIR KITIR. ERİK GİBİ EROTİK.
çok değil, biraz önce, aklımdan kötü fikirler geçiriyordum. Çok masum olmayan şeyler.(kime göre?) Hafif erotik, bir o kadar da ağız sulandırıcı.
sıkımlık
siz.
çok değil, bir kaç yıl önce biraz büyüdüm.
Büyümek istediğimden de değil, öyle gelişiverdi.
Şimdi tekrar geri dönmeye çalışırken o vakitsiz ve alacalı güzel zamanlara,
biraz daha kirliyim.
KİRLERİMİ AKITACAĞIM SİZLERE.
Siz kimsiniz?
Büyümek istediğimden de değil, öyle gelişiverdi.
Şimdi tekrar geri dönmeye çalışırken o vakitsiz ve alacalı güzel zamanlara,
biraz daha kirliyim.
KİRLERİMİ AKITACAĞIM SİZLERE.
Siz kimsiniz?
Kaydol:
Yorumlar (Atom)
